ANTİK KRALLIKLARDAN SOVYET İZLERİNE
Turumuzun ikinci gününde sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Karadeniz kıyılarından ayrılarak Gürcistan’ın iç kesimlerine doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Batum üzerinden ilerleyen rotamız, bizi ülkenin tarih boyunca önemli bir merkezlerinden biri olmuş, Tiflis’ten sonra en büyük ikinci şehri olan Kutaisi’ye ulaştırıyor. Yeşil vadiler ve dağ manzaraları eşliğinde süren bu keyifli yolculuk, Gürcistan’ın doğal dokusunu yakından tanımamıza olanak sağlıyor. Kutaisi’ye varışımızla birlikte şehir merkezinde kısa bir keşfe çıkıyor, bölgenin tarihsel kimliğini yansıtan yapılar arasında gezintiye başlıyoruz. Ardından, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve Orta Çağ Gürcü mimarisinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen Bagrati Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. Yüzyıllar boyunca krallıklara ve inançlara tanıklık etmiş bu görkemli yapı, Gürcü Ortodoks geleneğinin ve ülkenin tarihsel sürekliliğinin güçlü bir simgesi olarak karşımıza çıkıyor. Ardından rotamızı, 20. yüzyıl dünya tarihine damga vurmuş bir ismin doğduğu şehir olan Gori’ye çeviriyoruz. Yol üzerinde uygun bir tesiste kısa bir ekstra öğle yemeği ve dinlenme molası vereceğiz Gürcü asıllı Sovyet lideri Josef Stalin’in doğum yeri olarak bilinen bu şehirde, Stalin Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Müze gezimiz sırasında, Stalin’in 1878 yılında doğduğu ve çocukluğunun ilk yıllarını geçirdiği mütevazı ahşap kulübeyi (Stalin Evi), kişisel eşyalarını ve siyasi yaşamına ışık tutan belgeleri görme fırsatı buluyoruz. Ayrıca Stalin’in resmi seyahatlerinde kullandığı, dönemin ihtişamını yansıtan özel Pullman vagonu, ziyaretin en dikkat çekici bölümlerinden biri oluyor. Bu durak, Gürcistan’ın yalnızca antik değil, yakın dönem tarihine de tanıklık etmemizi sağlıyor. Müze ziyaretimizin ardından Gori’den ayrılarak Gürcü tarihinin ve Hristiyanlığın kalbi kabul edilen, aynı zamanda ülkenin eski başkenti olan Mtskheta’ya çeviriyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu kutsal şehirde, 11. yüzyılda inşa edilmiş Svetitskhoveli Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. Gürcistan’ın en önemli dini yapılarından biri olan bu katedral, Gürcü Ortodoks inancına göre Hz. İsa’nın kutsal hırkasının bulunduğu yer olarak kabul edilir ve ülke için büyük manevi değer taşır. Mtskheta’nın taş sokaklarında yapacağımız kısa gezinti sırasında, yöresel el işçiliği ürünlerini, geleneksel Gürcü tatlılarını ve hediyelik eşyaları bulabileceğimiz küçük dükkânları keşfediyoruz. Öğle yemeği için, Gürcü mutfağının sade ama lezzetli yöresel atıştırmalıklarını denemenizi tavsiye ediyoruz. Mtskheta gezimizin ardından yeniden Tiflis’e doğru devam ediyoruz. Ardından Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e doğru yola çıkıyoruz. Kura Nehri boyunca uzanan bu keyifli şehir, Doğu ile Batı kültürlerinin kesiştiği noktada, geçmişten günümüze uzanan çok katmanlı yapısıyla bizleri karşılıyor. Varışımızın ardından Tiflis Akşam saatlerinde Tiflis’e varışımızla beraber Shota Rustaveli Caddesini rehberimizin anlatımları ile panoramik olarak gördekten sonra Özgürlük Meydanında akşam yemeği için servet zaman veriyoruz. Bu keyifli günün ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde Set Menü ya da Açık Büfe Şeklinde Alınacaktır (Tur Ücretine Dahildir)
Öğlen Yemeği: Yol Üzerinde Uygun Bir Tesiste Alınır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam Yemeği: Tiflis’te Serbest Zamanda Alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Konaklama: Tiflis / İbis Hotel Tbilisi, Ramada by Wyndham Old City, Gino Seaside Tbilisi Trademark Collection By Wyndham, Royal Tulip Hotel Tbilisi, Bircks Otel Tbilisi ve benzeri oteller.